

1971 yılında Erzurum’un Pasinler ilçesinde dünyaya gelen sanatçı, müziğe olan ilgisini daha çocuk yaşlarda keşfederek bugünlere uzanan uzun ve istikrarlı bir kariyerin temellerini attı. İlkokul yıllarında 23 Nisan etkinliklerinde türkü söyleyerek sahneyle tanışan sanatçı, o günlerden itibaren müzikle kurduğu bağı hiç koparmadı.
Henüz 17-18 yaşlarındayken üç kişilik bir müzik grubu kuran sanatçı, Pasinler ve çevresinde düğünler, mesire alanları ve kır gazinolarında sahne almaya başladı. Bu dönem, onun sahne deneyimini geliştirdiği ve dinleyiciyle doğrudan bağ kurduğu yıllar olarak öne çıktı.
Askerlik görevinin ardından müzik çalışmalarına ara vermeden devam eden sanatçı, sahne performansını daha da ileriye taşıyarak bölgedeki müzik çevrelerinde tanınan bir isim haline geldi.
Sanatçının kariyerinde önemli bir dönüm noktası, Muharrem Sezer’in Orkide Müzik Stüdyosu’nda yaptığı çalışmalar oldu. Burada gerçekleştirdiği amatör kayıtlar, sanatçının hem kendi söz ve bestelerini ortaya koymasına hem de müzikal kimliğini geliştirmesine olanak sağladı.
Kendi yazıp bestelediği eserlerle dikkat çeken sanatçı, kısa sürede çevresinde adından söz ettirmeyi başardı ve profesyonel müzik yolculuğunun kapılarını araladı.
1997 yılında Atatürk Üniversitesi’nde memur olarak göreve başlayan sanatçı, bir yandan kamu görevini sürdürürken diğer yandan müzikten kopmadı. Disiplinli bir şekilde her iki alanı da yürütmeyi başaran sanatçı, üretmeye ve sahne almaya devam etti.
Bu süreçte müzik, onun için yalnızca bir tutku değil, aynı zamanda hayatının vazgeçilmez bir parçası haline geldi.
Sanatçı, 2000 yılında içerisinde “Ey Ağalar” adlı Erzurum türküsünün de yer aldığı 10 eserden oluşan albümünü yayımlayarak müzik kariyerinde önemli bir adım attı. Albüm, hem yerel dinleyiciler hem de türkü severler tarafından ilgiyle karşılandı.
Albüm çalışmasının ardından çeşitli single projeleri ve klip çalışmaları gerçekleştiren sanatçı, TRT radyo ve televizyon stüdyolarında uzun yıllar boyunca bant kayıtları ve canlı performans programlarında yer aldı. Bu süreç, sanatçının daha geniş kitlelere ulaşmasını sağladı.
Sanatçı, kariyeri boyunca yalnızca yerel değil, ulusal ve uluslararası platformlarda da sahne aldı. Türkiye’nin farklı şehirlerinde konserler veren sanatçı, yurt dışında düzenlenen festival ve etkinliklerde de sahneye çıkarak müziğini farklı kültürlerle buluşturdu.
Sahne performansındaki samimiyeti ve türkülere kattığı yorum gücü, dinleyiciler tarafından beğeniyle karşılandı.
2026 yılında memuriyet hayatına nokta koyan sanatçı, müzik kariyerine daha fazla odaklanmak amacıyla İstanbul’a yerleşti. Bu karar, onun için yeni bir dönemin başlangıcı oldu.
Günümüzde İstanbul’daki müzikli restoran ve gazinolarda sahne almaya devam eden sanatçı, yılların birikimini dinleyicileriyle buluşturmayı sürdürüyor. kararlılıkla sürdüren sanatçı, hem yerel değerleri yaşatması hem de sahne performanslarıyla dikkat çekmeye devam ediyor. Erzurum’dan İstanbul’a uzanan bu uzun hikâye, müziğe gönül verenler için ilham verici bir örnek olarak öne çıkıyor.
Çocuk yaşlarda başlayan müzik yolculuğunu