Köşe Yazıları

Türk kimliğinin korunması, Türk kültürünün yaşatılması ve Türk dünyası birliği idealini gündemde tutmak için kutlanan 3 Mayıs Türkçülük Günü (keşke adı Türkçülük Günü değil de Türk Günü olsaydı) vesilesiyle soruyorum; neden “Ne Mutlu Türküm Diyene?” “Ne mutlu Türküm diyene!” ifadesi, bir övünme ve hamasi bir gurur cümlesi değil, uzun süre...
10.05.2026
0
15
Türk kimliğinin korunması, Türk kültürünün yaşatılması ve Türk dünyası birliği idealini gündemde tutmak için kutlanan 3 Mayıs Türkçülük Günü (keşke adı Türkçülük Günü değil de Türk Günü olsaydı) vesilesiyle soruyorum; neden “Ne Mutlu Türküm Diyene?” “Ne mutlu Türküm diyene!” ifadesi, bir övünme ve hamasi bir gurur cümlesi değil, uzun süre...
05.05.2026
0
8
Sevgili Öğrencim, Yıllar yılları kovalarken sizler büyüyüp hayata atıldınız. Zamanın bizleri eskitmesine rağmen aramızdaki sevgi ve saygı duygularının hâlâ canlı kalması beni çok mutlu ediyor. Bana gönderdiğin mektuplarla “öğretmen” olduğumu hissettirdiğin için sana çok teşekkür ediyorum. Son mektubunda öğretmenlerin durumunu soruyorsun. Nasıl anlatayım ki!.. Fuzuli’nin dediği gibi sussam gönül razı...
23.04.2026
0
28
Bir çocuğun yaşıtları tarafından sürekli olarak fiziksel, duygusal, psikolojik baskı altında tutulması olan akran zorbalığı, özellikle okullarda, sosyal medyada meydana gelebilir ve günümüzde pompalanan şiddet, ötekileştirme ve kişisel sorunlar nedeniyle ortaya çıkarak çok ciddi güvenlik sorunlarına yol açabilir. Güvenlik sorunları ve akran zorbalığı; cana bile kast edilebilen her türlü fiziksel...
23.04.2026
0
16
REKLAM ALANI
  Hayatımıza prangalı bir ayakla girmiştin. Çok acı çektiğin her halinden belli oluyordu. Prangayı çıkardığımızda büyük bir vefa örneği sergilemiştin. Sevincinden adeta yüreğimize konmak istiyordun. Birbirimizi zamanla tanıdıkça dostluğumuz daha da arttı. Koparılması güç bir bağa dönüştü. Evin Çavuş’u olmuştun. Varlığın her açıdan hissedilir olmuştu. Eve geldiğimde adeta kucağıma koşuyordun....
15.04.2026
0
38
Anne-baba kaybı ile yaşanan acı herkesin yaşadığı, yaşayacağı, yaşayan herkesin yazdıklarımı çok iyi anlayacağı ve duygularımı paylaşacağı bir acıdır. Babanın ve annenin ölümü sadece hayatında olan bir insanı eksiltmez. Yönün, dayanağın, güvencen, dostun, gölgen, sohbet arkadaşın kaybolur. Hele birlikte yaşıyor, her gününü birlikte geçiriyorsan, sofrada bir tabak, evde bir oda,...
13.04.2026
0
13
İnsan genelde kendini doğduğu ve büyüdüğü topraklara ait hisseder. Bu aitlik duygusu kadar kabul görme de insanın en temel ihtiyacıdır. Bu bakımdan toplumsal bir varlık olan insan, huzur ve güven içinde yaşayabilmek amacıyla bir topluma daima gereksinim duyar. Yaşadığı şehre ve topluma şiirler, maniler yazarak; türküler, şarkılar söyleyerek bağlılığını dile...
08.04.2026
0
114
İnsanlar muhafazakâr, dindar, sosyal demokrat veya milliyetçi gibi kimliklerle tanınabilir. Aynı durum şehirler için de geçerlidir. Erzurum genelde milliyetçi, muhafazakâr ve dindar kimlikleriyle Türkiye’de tanınan bir şehir. Şehir dışından gelenler Erzurumlulara, Erzurumlular da şehir dışından gelenlere bu kimlikler üzerinden bakabiliyorlar. İnsanlara kimlikler üzerinden bakmak, ön yargılara, insanların birbirlerini yanlış tanımalarına...
02.04.2026
0
105
İçten içe çürüdüklerini fark ettiklerinde, Yalanlarının artık eskisi gibi alıcı bulmadığını gördüklerinde, Anlatacak hikâyeleri, söylenecek sözleri kalmadığında, Sözlerinin ağırlığını kaybettiğini, artık kendilerine güvenilmediğini ve itibarlarının iflas ettiğini anladıklarında, Pişman olmazlar, geri çekilmezler, kendilerini temizlemeye çalışmazlar, tövbe etmezler. Nerede hata yaptık da bu duruma düştük, bu hale geldik demezler. Kendi suçlarını...
31.03.2026
0
40
  Şehri, insanları, sofraları, cami cemaatini, hayatın akışını olumlu yönde değiştirmesi gereken ramazan ayında akşam ezanı zenginin de, fakirin de evinden duyulur fakat birine zevk, haz ve yemekten, içmekten tatmin olmuş nefisler, diğerinin yüreğine acı ve midesine açlık dolu iki ayrı tecrübe bırakır. Zenginler, makam sahipleri, siyasetçiler için oruç geçici...
17.03.2026
0
31
İnsanlar doğası gereği yıkıcı ve kıyıcıdır. Doğada her canlı, diğerini yenerek hayatta kalmaya çalışıyor. Güçsüzler malı, mülkü ve canıyla yem oluyor; güçlüler ise ayakta kalıyor. Dünya tarihinde çıkan savaşların temel nedeni bu acımasız mücadeledir. İnsanlar, insanlık denilen değerleri üretmeye başlayınca bu acımasız mücadelenin ne kadar korkunç olduğunu gördüler. Adalet, eşitlik...
17.03.2026
0
97