

Türk halk müziği ve âşıklık geleneğinin çağdaş temsilcilerinden biri olarak gösterilen Ozan Erhan Çerkezoğlu, milliyetçi-muhalif çizgideki eserleri ve Türk kültürüne yaptığı vurgu ile dikkat çekiyor. 17 Ağustos 1979 tarihinde Erzurum’da dünyaya gelen sanatçı, şiirlerinde ve türkülerinde “Ozan Erhan” mahlasını kullanıyor.
Kökleri Kafkasya’ya Uzanan Bir Aile
Ailesinin kökeni Kafkasya’daki Karaçay-Çerkes toplulukları ile Azerbaycan Karapapak-Terekeme Türklerine dayanan Ozan Erhan’ın aile geçmişi, sürgünler ve savaşlarla şekillenen dramatik bir tarihe sahip. Sanatçının aktardığı aile anlatılarına göre dedeleri, Rus baskısı ve Kafkas savaşları sonrası Anadolu’ya göç ederek Sivas’ın Yıldızeli ilçesine bağlı Halkaçayır köyüne yerleşti.
Dedesi Binbaşı Osman’ın yıllarca esir tutulduğu, büyük acılar ve kayıplar yaşadığı anlatıları, sanatçının şiirlerinde ve söylemlerinde önemli bir yer tutuyor. Bu tarihsel hafıza, Ozan Erhan’ın eserlerine yalnızca edebi değil, aynı zamanda sosyolojik ve kültürel bir derinlik de kazandırıyor.
Âşıklık Geleneğiyle Büyüdü
Türk halk ozanı Âşık Fuat Çerkezoğlu’nun oğlu olan Ozan Erhan, küçük yaşlardan itibaren âşık meclislerinde yetişti. Henüz 13 yaşındayken bağlama çalmaya başlayan sanatçı, şiir yazımına da çocuk yaşlarda yöneldi.
Türk halk edebiyatı, divan edebiyatı, hece ölçüsü ve geleneksel ozanlık kültürü üzerine yoğunlaşan sanatçı; sade Türkçe kullanımı, milli hassasiyetleri ve toplumsal eleştirileriyle öne çıkıyor.
“Türk’üm Ben” ve “Başkaldırıyorum” Dikkat Çekti
Milliyetçi ve toplumsal içerikli eserleriyle tanınan Ozan Erhan’ın “Türk’üm Ben”, “Ordu Marşı” ve “Hop Yavaş” gibi çalışmaları geniş kitleler tarafından biliniyor. Sanatçı ayrıca 2008 yılında “Zemheride Sevdim” adlı şiir kitabını yayımladı.
2013 yılında hazırladığı ve 91 eserden oluşan “Başkaldırıyorum” isimli mp3 albümünü ücretsiz olarak dinleyicilere sunan sanatçı, eserlerinde adalet, Türklük bilinci, ahlak, kültür ve toplumsal yozlaşma gibi konuları işliyor.
“Ozanlık, Türk Milletinin Dilidir”
Ozan Erhan, ozanlığın yalnızca bir müzik veya eğlence faaliyeti olmadığını savunuyor. Sanat anlayışını “Türk milletinin sesi olmak” şeklinde tanımlayan sanatçı, şiirlerinde ve açıklamalarında sık sık Türk dili, kültürü ve milli kimlik vurgusu yapıyor.
Alkollü mekânlarda sahne almamayı tercih ettiğini ifade eden sanatçı, ozanlığın manevi sorumluluk taşıyan bir gelenek olduğunu savunuyor. Taşlama geleneğinin günümüzdeki temsilcileri arasında gösterilen Ozan Erhan, toplumsal eleştirileriyle de dikkat çekiyor.


Kültür ve Sanat Çalışmalarını Sürdürüyor
Su Ürünleri Bölümü mezunu olan sanatçı; müzik, edebiyat ve kültürel çalışmalarının yanı sıra çeşitli gazete ve dergilerde yazılar kaleme aldı. Kültür Bakanlığı tarafından düzenlenen yarışmalarda ödüller aldığı belirtilen Ozan Erhan, konser ve sahne çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor.
Ankara’da yaşamını sürdüren sanatçı, Türk halk müziği ve ozanlık geleneğini yeni nesillere aktarmayı hedeflediğini ifade ediyor.