Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu











Erzurum’da bulunan tarihi Kâbe Mescidi, İslam ordularının bölgeyi fethettiği döneme uzanan geçmişiyle kentin önemli tarihi ve manevi yapıları arasında yer alıyor Rivayetlere göre 651 yılında, Hazreti Osman döneminde Müslümanların Erzurum’u fethetmesinin ardından inşa edilen mescit, Anadolu’da İslam medeniyetinin bıraktığı ilk mimari izlerden biri olarak kabul ediliyor.
İslam ordularının Habib bin Mesleme komutasında Erzurum’u fethetmesinin ardından yapıldığı rivayet edilen Kâbe Mescidi’nin, bölgedeki ilk Müslüman ibadethanelerinden biri olduğu belirtiliyor. Yapının, Kâbe’nin ölçülerine benzetilerek inşa edildiği yönündeki rivayet nedeniyle de “Kâbe Mescidi” adını aldığı ifade ediliyor.
Tarihi kaynaklarda, ilk yapının Bizans’ın bölgeyi yeniden ele geçirmesi sırasında yıkıldığı aktarılırken, bugün ayakta bulunan mescidin ise 1581 yılında Ahmet Ağa tarafından aslına uygun şekilde yeniden yaptırıldığı belirtiliyor.
Kareye yakın planıyla dikkat çeken mescidin yaklaşık 7 metre yüksekliğinde ve 1 metre çapında sac kaplamalı tek minaresi bulunuyor. Sade mimarisiyle öne çıkan yapı, yüzyıllardır Erzurum’un tarihi dokusunun önemli parçalarından biri olmayı sürdürüyor.
Yaklaşık 10 yıldır Kâbe Mescidi’nde imam hatip olarak görev yapan Ensar Tarçin, mescidin geçmişiyle ilgili bilgilerin rivayetlere dayandığını söyledi.
Tarçin, “Rivayetlere göre mescidimiz Hazreti Osman döneminde yapılmış. Tabii bu bir rivayet. Bir diğer rivayete göre ise Kâbe ölçülerine benzetilerek inşa edildiği için buraya ‘Kâbe Mescidi’ adı verilmiş. Caminin girişinde, arka tarafta bulunan taş kitabede de 651 yılında yapıldığı yazıyor.” dedi.
Mescidin Erzurum’un ilk camisi ve ezanın ilk okunduğu cami olduğunun da rivayet edildiğini belirten Tarçin, şehir dışından gelen ziyaretçilerin yapının manevi atmosferinden etkilendiğini ifade etti.
Tarçin, “Vatandaşlarımız sık sık bize ‘Neden Kâbe Mescidi deniliyor?’ diye soruyor. Biz de bildiğimiz ve bizlere aktarılan bilgileri paylaşıyoruz. Kâbe ölçülerine benzetildiği ve Hazreti Osman döneminde yapıldığı rivayet edildiği için bu ismi aldığını anlatıyoruz. Camimizde namaz kılan cemaatimiz ve şehir dışından gelen misafirler de buranın farklı bir manevi atmosferi olduğunu ifade ediyor. Bizler de aynı kanaatteyiz. Gerçekten camimizin maneviyatı çok yüksek.” diye konuştu.
Kâbe Mescidi’nde vakit namazlarını kıldığını belirten Şükrü Değirmencioğlu da yapının manevi yönüne dikkat çekti.
Değirmencioğlu, “Çünkü buranın gerçekten Kâbe ölçülerine benzetilerek yapıldığı söyleniyor ve çok feyizli bir cami. Özellikle şehir dışından gelen insanlar burayı merak edip soruyor. Biz de elimizden geldiğince bildiklerimizi anlatıyoruz. Zaten kitabesinde de 651 yılında yapıldığı rivayet ediliyor.” ifadelerini kullandı.
Mescidin Hazreti Osman döneminde yapıldığı ve Erzurum’un, hatta Anadolu’nun ilk mescitlerinden biri olduğu yönündeki rivayetlerin halk arasında yaşatıldığını aktaran Değirmencioğlu, tarihi yapının günümüzde de ibadete açık olduğunu söyledi.
Geçmişi yüzyıllar öncesine uzanan Kâbe Mescidi, mimari özelliklerinin yanı sıra Erzurum’un İslam tarihi açısından taşıdığı sembolik değerle de ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ediyor.