Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu







Erzurum’un Muratpaşa Mahallesi’nde, Muratpaşa Camii haziresinin güney köşesinde bulunan Ane Hatun Türbesi, 17. yüzyıldan günümüze ulaşan önemli tarihî yapılardan biri olarak dikkat çekiyor. 1649 yılında inşa edilen türbenin, Osmanlı hizmetine giren ünlü Gürcü komutan Giorgi Saakadze’nin kızı Ana Saakadze’ye ait olduğu belirtiliyor.
Muratpaşa Haziresi’nin güneybatı bölümünde yer alan türbenin kuzeydoğu ayağında bulunan 33×42 santimetre ölçülerindeki mermer kitabe, yapının tarihine ve burada medfun bulunan Ane Hatun’a ilişkin önemli bilgiler taşıyor.
Kitabede, Morav Han’ın kızı Ane Hatun’un vefatına ilişkin şu ifadeler yer alıyor:
“Ah kim bu kızı Morav Hanın / Gitti bir nârire-i hüsn idi şeha / Cennete arz-ı cemal etdikde / Reşk edüp hizmetin itti hûra / Zümî der tarihini tiz öldü / Nâzeninim Ane Hanım hayfa.”
Kitabenin sonunda yer alan Hicri 1059 tarihi ise Miladi 1649 yılına karşılık geliyor.
Üç sanduka bulunuyor
Baldaken tarzında inşa edilen türbe, dört tarafı açık kare planlı mimarisiyle günümüze kadar ulaşmış durumda. Kesme taştan yapılan yapının dört ayağı sivri kemerlerle birbirine bağlanırken, üst bölümü kubbeyle örtülüyor.
Yaklaşık 3,38 metreye 3,38 metre ölçülerindeki türbenin içerisinde biri büyük, ikisi küçük olmak üzere üç sanduka bulunuyor. Büyük sandukanın Ane Hatun’a ait olduğu kabul edilirken, diğer iki mezarın kimlere ait olduğu ise kitabelerinin zaman içerisinde silinmesi nedeniyle kesin olarak bilinmiyor.
“Ane Hatun, Giorgi Saakadze’nin kızı”
Araştırmacı Taner Özdemir, Ane Hatun’un kimliğine ilişkin değerlendirmesinde türbenin Erzurum tarihi açısından önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.
Özdemir, Ane Hatun’un 17. yüzyılda yaşamış Gürcü komutan Giorgi Saakadze’nin kızı olduğunu ifade ederek, türbede bulunan üç sandukadan birinin Ane Hatun’a ait olduğunun bilindiğini söyledi. Diğer iki sandukanın ise bazı kaynaklarda Ane Hatun’un çocuklarına, bazı kaynaklarda ise Gürcü hanedanının diğer fertlerine ait olduğunun ileri sürüldüğünü ancak bu konuda kesin bir tespit bulunmadığını kaydetti.
Osmanlı-İran mücadeleleri arasında kalan Gürcü komutan
Giorgi Saakadze’nin hayatının, 17. yüzyılda Osmanlı Devleti ile İran arasındaki mücadelelerin yaşandığı dönemde şekillendiğini aktaran Özdemir, Saakadze’nin daha sonra Osmanlı Devleti’ne sığındığını ve Mehmet Paşa adını aldığını belirtti.
Saakadze’nin 17. yüzyılın ilk yarısında Halep’te hayatını kaybettiğini ifade eden Özdemir, kızı Ane Hatun’un ise Erzurum’da defnedildiğini söyledi.
Erzurum’da Müslüman olduğu rivayet ediliyor
Tarihî anlatımlara göre Ane Hatun’un Erzurum’da bulunduğu dönemde İslamiyet’i kabul ettiği ve şehirde çeşitli hayır işlerinde bulunduğu aktarılıyor.
Ane Hatun’un Erzurum halkı tarafından sevilen bir kişi olduğunun ifade edildiğini belirten Özdemir, şehirde yaygın olarak kullanılan “Ana”, “Anne” ve “Ane” isimlerinin de bu tarihî anlatıyla ilişkilendirildiğini söyledi.
Ancak bu tür isim benzerliklerinin tek başına tarihî bir kanıt olarak değerlendirilmemesi gerektiği, Ane Hatun’un hayatına ilişkin bilgilerin arşiv ve birincil kaynaklarla daha ayrıntılı araştırılması gerektiği belirtiliyor.
“Turizme kazandırılmalı”
Erzurum’un tarihî ve kültürel mirasının önemli parçalarından biri olan Ane Hatun Türbesi’nin daha geniş kitlelere tanıtılması gerektiğini vurgulayan Özdemir, yapının turizme kazandırılması çağrısında bulundu.
Özdemir, 1649 tarihli kitabesi, mimari özellikleri ve Ane Hatun’un tarihî kimliğiyle türbenin Erzurum’un kültür turizmi açısından değerlendirilmesi gereken önemli yapılardan biri olduğunu ifade etti.
Yüzyıllardır Muratpaşa Haziresi içerisinde varlığını sürdüren Ane Hatun Türbesi, hem taşıdığı tarihî izler hem de hakkında anlatılan hikâyelerle Erzurum’un keşfedilmeyi bekleyen kültürel mirasları arasında yer alıyor.