ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ’NDE MOBBİNG PANELİ: “ERZURUM, DOĞU ANADOLU’NUN EN YÜKSEK BİLDİRİM YAPAN İLİ”

ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ’NDE MOBBİNG PANELİ: “ERZURUM, DOĞU ANADOLU’NUN EN YÜKSEK BİLDİRİM YAPAN İLİ”
Ata Üni
Yayınlama: 21.11.2025
52
A+
A-

Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi toplantıları kapsamında düzenlenen “İşyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing)” paneli, Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Panelin moderatörlüğünü Prof. Dr. Canan Atalay ve Doç. Dr. Can Sevinç üstlenirken; Mobbingle Mücadele Derneği Erzurum Şube Başkanı ve Yeminli Sosyal Arabulucu Öğr. Gör. Jale Hülya Alcan ile MEYAD Erzurum İl Temsilcisi Av. Selçuk Yıldız konuşmacı olarak yer aldı.

Panelde sunulan verilere göre, Türkiye’de 2021–2025 yılları arasında kamu sektöründe 32 bin 251, özel sektörde ise 134 bin 299 mobbing başvurusu yapıldı. Doğu Anadolu Bölgesi, ülke genelinde en düşük başvuru payına sahip olsa da Erzurum, bölgenin en yüksek mobbing başvurusu kaydeden ili olarak öne çıktı. Erzurum özelinde aynı dönemde kamu sektöründen 323, özel sektörden 356 başvuru geldi ve il, bölgesel başvuruların %15–21’ini tek başına oluşturdu.

“Düşük bildirim düşük mağduriyet anlamına gelmiyor”

Öğr. Gör. Jale Hülya Alcan, düşük başvuru sayısının bölgede mağduriyetin az olduğu anlamına gelmediğini belirterek, farkındalık eksikliği ve erişim sorunlarının çözülmesi gereken önemli bir alan olduğunu söyledi. Mobbingin bir işyeri sorunu olmanın ötesinde toplumsal bir şiddet problemine dönüştüğünü vurgulayan Alcan, bölgede yaşanan intiharlar ve şiddet olaylarının mobbing ile doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekti.

“Mobbing önlenmezse şiddete dönüşüyor”

Alcan, geçmiş yıllarda Erzurum’da iki asistan hekimin mobbing iddiaları sonrasında yaşamına son verdiğini, Bayburt’ta Prof. Dr. Gökhan Budak’ın baskılar sonucu intihar ettiğini ve Kars’ta bir TÜİK çalışanının maruz kaldığı mobbing sonrası beş kişiyi öldürüp intihar ettiğini hatırlatarak, “Mobbing görmezden gelindiğinde toplumsal güvenlik sorununa dönüşüyor. Kimsenin ‘duymadım, görmedim’ deme lüksü yok” dedi.

“Hukuki çerçeve net; başvuru mekanizmaları var”

Panelin ikinci konuşmacısı Av. Selçuk Yıldız, Türk hukukunda mobbingin tek bir maddede düzenlenmemiş olsa da Yargıtay kararları, Borçlar Kanunu, İş Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve uluslararası sözleşmelerle açık bir hukuki çerçeveye sahip olduğunu ifade etti. Mobbingin temel unsurlarının “süreklilik, sistematik baskı, yıldırma amacı, kişilik haklarına saldırı ve işyeri unsuru” olduğunu belirten Yıldız, “9 ayda 30 kez yer değişikliği gibi uygulamalar açık biçimde mobbing sayılır” dedi. Yıldız ayrıca Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) ile Ombudsmanlık kurumlarının mağdurlar için önemli başvuru kanalları olduğunu vurguladı.

Panel, mobbing farkındalığının artırılması ve başvuru mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

 

 

 

 

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.