

Van’da, kökleri Urartu uygarlığına kadar uzanan yaklaşık 3 bin yıllık çömlekçilik geleneği, kentte bu sanatı sürdüren tek usta olan Kültür ve Turizm Bakanlığı Çömlek Sanatçısı Osman Eşme sayesinde yaşamaya devam ediyor. Mesleği babasından öğrenen Eşme, yıllarca Tuşba ilçesine bağlı Bardakçı Mahallesi’ndeki atölyesinde sürdürdüğü çalışmalarını artık kentin yeni cazibe merkezi Bedesten Çarşısında tanıtıyor.
Plastiğin Yaygınlaşması Geleneği Bitirme Noktasına Getirdi
Bardakçı Mahallesi’nde yüzyıllardır devam eden çömlekçilik, 1976’da plastik kullanımının yaygınlaşmasıyla neredeyse tamamen terk edildi. Ustaların birer birer mesleği bırakmasıyla üretim durma noktasına gelince geleneğin yok olma tehlikesi ortaya çıktı. Bu süreçte mesleğe sahip çıkan tek kişi ise Osman Eşme oldu.
1977 doğumlu Eşme, çocuk yaşta babasından öğrendiği sanatı 2003 yılında tamamen devralarak günümüze taşımayı başardı. Geleneksel yöntemleri koruyan usta, ayaklı torna ve eski tip fırınları kullanarak Urartulardan miras kalan üretim biçimini birebir uyguluyor.
“Günümüzde Hak Ettiği Değeri Görmüyor”
İHA’ya konuşan Eşme, yıllardır tek başına geleneği yaşatmaya çalıştığını belirterek mesleğe ilginin giderek azaldığını söyledi. Çömlek sanatının maddi ve manevi destek beklediğini vurgulayan usta, “Eğer ben sahip çıkmasaydım bu sanat tamamen yok olacaktı. Ancak ne yazık ki günümüzde hak ettiği değeri görmüyor” dedi.
Turistlerin İlgisi Daha Fazla
Van’ın yerel ürünleri arasında önemli bir yere sahip olan küpler ve peynir kaplarını halen kendisinin ürettiğini anlatan Eşme, yerli vatandaşlardan çok yabancı turistlerin çömleklere ilgi gösterdiğini ifade etti.
Plastiğin ucuz ve kırılmaz olması nedeniyle ustaların mesleği bıraktığını hatırlatan Eşme, sağlık açısından çömleğin çok daha avantajlı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Plastik kanserojen maddeler içeriyor. Eskiden bu kadar hastalık yoktu. Bu yüzden tekrar doğal ürünlere yöneliş olmasını istiyoruz.”
Sanatı Oğluna Devretmeye Hazırlanıyor Mesleğin geleceği için adımlar attığını belirten usta, büyük oğlunu çömlekçiliğe hazırladığını söyleyerek, “Elimizden geldiğince bu sanatı yaşatacağız. Yok olup gitmesine izin vermek istemiyorum” dedi.





