Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu


Erzurum’da yaşayan Neccar Yavuz Kırküzer’in çocukluk yıllarından günümüze kadar korunan üç tekerlekli bisiklet, aile için geçmişten bugüne taşınan özel bir hatıraya dönüştü.
Kırküzer’in babası, yıllar önce Atatürk Üniversitesi’nden tayini çıkan bir öğretim üyesinden satın aldığı bisikleti uzun süre aile içerisinde muhafaza etti. Çocukluk döneminde kendisinin de kullandığı bisiklet, daha sonra Kırküzer’in üç oğlunun da sırasıyla binmesiyle kullanılmaya devam etti.
Metal, tahta ve kauçuk parçalarından oluşan bisiklet, bugün ise ailenin en küçük ferdi 7 yaşındaki Zehra Betül Kırküzer tarafından kullanılıyor.
Bisikletin geçmişini araştıran Neccar Yavuz Kırküzer, üretim yılına ilişkin fabrikanın kayıtlarına ulaştığını belirtti. Kırküzer, bisikletin 1927 yılında İstanbul’da kurulan bir fabrikada, fabrikanın 30’uncu hizmet yılı dolayısıyla 1957 yılında üretildiğine dair bilgi edindiğini söyledi.
Bisikletin kendisi için yalnızca eski bir çocukluk oyuncağı olmadığını ifade eden Kırküzer, yıllar boyunca aile bireylerinin bisikleti kullanmasının kendisini mutlu ettiğini dile getirdi.
Kırküzer, “Babam Atatürk Üniversitesi’nde çalışması dolayısıyla oradaki tayini çıkan bir hocadan satın almış. Ben daha çocukken bisikleti kullandım. Daha sonra saklandı. Ama bisiklet normalde 1957 yılında yapılmış. Bisikletin fabrikasına ulaştım. 1927’de İstanbul’da kurulmuş bir fabrika. Bu bisiklet de fabrikanın 30’uncu hizmet yılı dolayısıyla imal edilmiş. Fabrikanın verdiği bilgiye göre 1957 yapımı. Yaklaşık 70 yıllık bir bisiklet” dedi.
Bisikletin kendi çocukluğunun önemli hatıralarından biri olduğunu anlatan Kırküzer, mahallede arkadaşlarının da bisiklete bindiğini belirtti.
Bisikletin daha sonra ailesi tarafından özenle saklandığını ifade eden Kırküzer, “Ben çocukken bindim, mahallede arkadaşlarım da binmişlerdi. Daha sonra ailem tarafından saklandı. Benim 3 erkek çocuğum da sırasıyla bisiklete bindiler. Şimdi de kızımız biniyor. Kuşaktan kuşağa biniyorlar. Bizden önce de binmişler. Kuşaktan kuşağa böyle geliyor bisikletimiz” diye konuştu.
Kırküzer, çocuklarının bisiklete kendisinden farklı bir anlam yüklediğini belirterek, “Benim çocukluk bisikletim olması hasebiyle çocuklarım daha da farklı bir gözle biniyorlar bisiklete” ifadelerini kullandı.
Ailenin en küçük bisiklet kullanıcısı Zehra Betül Kırküzer ise babasından kendisine kalan bisikleti severek kullandığını söyledi.
Zehra Betül, “Babamın bisikleti. Önce 3 abim bindi, şimdi de ben biniyorum. Hem bisikleti hem de babamı çok seviyorum” dedi.
Yaklaşık 70 yıldır korunan üç tekerlekli bisiklet, bugün Kırküzer ailesinde yalnızca bir çocukluk aracı olarak değil, aile bireylerini geçmişten bugüne birbirine bağlayan canlı bir hatıra olarak varlığını sürdürüyor.
