UNUTULMAYA YÜZ TUTMUŞ ATA SPORUMUZ – CİRİT – ERHAN MORKOÇ YAZDI

UNUTULMAYA YÜZ TUTMUŞ ATA SPORUMUZ – CİRİT  – ERHAN MORKOÇ YAZDI
Ata Üni
Yayınlama: 01.06.2025
97
A+
A-

 

Cirit oyunu Türklerin Orta Asya’dan Anadolu’ya geldikleri dönemden beri oynadıkları savaş oyunudur. Adını oynandığı alet olan ve çevgen (çavgan) de denilen temrensiz mızraktan alır; bu kelimenin aslı arapça ceriddir (kabuğu soyulmuş hurma ağacı). Günümüzde cirit çubuğu 100 cm uzunluğunda baş tarafı 2,5 cm çapında oval arkaya doğru 1,5 cm çapında inen ahşaptan yapılmış ve 2,5 cm çaplı tarafı lastik kaplamalı olacak şekilde tasarlanmaktadır.

Selçukludan sonra Osmanlı Devleti döneminde de popülerliğini koruyan bu spor özellikle Yıldırım Bayezid ve I. Mehmet dönemlerinde saray sporu kabul edilerek süvarilerin saldırı ve savunma becerilerini geliştirmek için askeri tatbikatların bir parçası haline getirilmiştir. Saraydaki ciritçilere cündi denirdi, Enderun’daki cündiler zamanla “Lahanacılar” ve “Bamyacılar” olarak iki cirit takımı yarattı. Padişahlar bile bu duruma tarafsız kalamamıştır. Öyle ki III. Selim Lahanacıları desteklerken II. Mahmut Bamyacıları destekliyordu. Ancak 19. Yüzyılda oyun esnasında vuku bulan ölümlü hadise nedeniyle Sultan II. Mahmut cirit oyununu tehlikeli bularak yasaklamıştır.

Günümüzde genellikle Erzurum başta olmak üzere Kars, Ardahan, Bayburt ve Uşak’ta oynanmaktadır. İlk Atlı Spor İhtisas Kulübü 1957’de Erzurum’da kurulmuştur. Geleneksel cirit oyununun yanında tarihte “lobut atma” adıyla bilinen ve ciritten daha kısa olan lobutlarla oynanan “Mısır Odunu” oyunu da Uşak ilinde sürdürülmektedir.

Cirit oyunu 140×40 metrelik beyaz çizgilerle bölünmüş taşsız kabartılmış toprak veya 5-6 cm kalınlığında kumlanmış alanda 5’er, 6’şar, 7’şer, 8’er veya 12’şer olarak iki takım arasında 35 dakikalık 2 devre halinde toplam 70 dakika oynanır. Beş kişiden oluşan takıma Bölük, yedi kişiden oluşan takıma ise Alay denir. Her takım kendine bir kolbaşı seçer. Kolbaşı, takımındaki bütün sporcuların olumlu olumsuz tüm hareketlerinden sorumludur.  Özel olarak yetiştirilen (tercihen arap atı) cirit atlarına binen cirit takımları aralarında 100 metre mesafe bırakarak karşılıklı dizilirler. Sağ ellerine atacakları ilk ciriti, diğer ellerine ise yedek ve kamçı alır.

Oyun ilk oyuncunun güvenlik alandan diğer takıma doğru yola çıkması ve ikinci alana 30 metre civarı yaklaşmasıyla başlar. Rakip taraftan bir oyuncunun adını bağırarak düşman çağırır ve ona bir cirit atarak kendi takımına doğru koşar. Çağrılan oyuncu ciritiyle düşmanı vurabilmek amacıyla takibi başlatır. İlk ciriti atıp kaçan ciritçi güvenli bir alanda olduğunda takım arkadaşlarından birisi takip eden ciritçiyi yakalamak için dışarı çıkar. Takipçi atını geri çevirir ve kaçmak için koşar. Önce kovalar sonra kovalanır, rakipler ciritlerini birbirlerine isabet ettirmeye çalışır, bazen de rakibini bağışlayarak puan almaya çalışır ve oyun bu döngü içinde devam eder.

Puan kazandıran hareketler; Ciritciye isabet (orta saha) +4, rakibini bağışlama +3, rakibini kesme +3,

Puan kaybettiren hareketler, yakın mesafeden cirit atma -3, atını rakip atlıya kasten çarptırma -3, ciriti kasten ata vurma -1, atış sahası dışından atış -1, attan düşme -3, yasak sahada fazla oyuncu bulundurma -1 puan şeklindedir.

Milli kültürümüzün bir parçası olan bu oyun, yiğitlik, çeviklik, ustalık, beceri ve zeka gibi unsurların yanı sıra bağışlama gibi erdemleri yansıtır. Fiziksel bir spor olduğu kadar aynı zamanda strateji ve takım oyununa dayalı bir oyundur. Her ne kadar günümüzde hak ettiği değeri görmeyip unutulmaya yüz tutsa da cirit bizleri Orta Asya’daki köklerimize bağlayan tarihi bir mirastır.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 1 Yorum
  1. Ayhan şahin dedi ki:

    Kıymetli kardeşim Ata sporumuzu bize hatırlattığın için çok teşekkür ediyorum iyiki varsın