

Ağrı’nın Patnos ilçesine bağlı Aşağı Göçmez köyünde yüzyıllardır sürdürülen geleneksel bir yöntemle üretilen küp peyniri, doğal saklama koşulları sayesinde hem uzun ömürlü hem de organik bir lezzet sunuyor. Köylüler, koyun sütünden yaptıkları peynirleri plastik bidonlara doldurarak evlerin mahzenlerinde bulunan özel kum alanlara gömüyor. Burada 3 ila 6 ay olgunlaştırılan peynirler, 2 ila 3 yıl boyunca bozulmadan tüketilebiliyor.
Yaz boyunca koyunlardan sağılan sütlerle hazırlanan peynirler, hem köy halkının temel besin kaynaklarından biri hem de ekonomik gelir kapısı haline gelmiş durumda. Kumun serinliği sayesinde peynirin yapısı bozulmazken, bazı üreticiler kül içinde saklama yöntemini de tercih ediyor. Kül, hava geçirmediği için peynirin dayanıklılığını daha da artırıyor.
Köy halkından Serap Altay, geleneksel yöntemin hem ekonomik hem de sağlık açısından avantaj sağladığını belirterek, “Peynirin suyunu aldıktan sonra kuma ya da küle gömüyoruz. Bu sayede uzun süre bozulmadan kalıyor. Yağlı versiyonunu kaymak ve köy tereyağıyla harmanlayarak hazırlıyoruz. Köyümüzde bu peynire ‘kuru peynir’ diyoruz,” dedi.
Yalnızca köyde otlatılan hayvanların sütünden üretilen küp peyniri, tamamen doğal yöntemlerle hazırlanıyor. Ürün, kış aylarında yoğun olarak tüketilirken, bayram gibi özel günlerde hediye olarak da tercih ediliyor. Artan talepler üzerine satışa sunulan peynirin kilosu 250 ila 300 lira arasında değişiyor. Yağlı türleri ise daha yüksek fiyata alıcı buluyor.
Altay, siparişlerin genellikle üç ay öncesinden alındığını ve ürünlerin bayram sonrası teslim edildiğini belirterek, “Kendi hayvanlarımızdan elde ettiğimiz sütü kullanıyoruz. Bu nedenle peynirlerimiz tamamen organik. Doğal ve sağlıklı ürün isteyenler için küp peyniri çok özel bir alternatif,” diye konuştu.


