

Iğdır’ın merkezine yalnızca 33 kilometre uzaklıkta bulunan Asma köyünde, 2025 yılına gelinmesine rağmen köylüler hâlâ eşek sırtında su taşımak zorunda kalıyor. Her evde musluk bulunmasına rağmen yıllardır çözülemeyen su sorunu, köylüleri çaresizliğe sürüklüyor.
Köyde yaşanan bu su krizi, geçmişte kullanılan su kaynaklarının sel felaketleri nedeniyle kullanılamaz hale gelmesiyle başlamış. Ancak yıllardır yeni bir su kaynağı bulunamaması, krizi derinleştirmiş durumda. Köylüler, mevcut suyu taşımak için eşek, traktör ya da bidonla taşıma yöntemlerine mahkûm kalmış durumda.
“2025’te eşekle su taşıyoruz, bu bir utançtır”
Köylüler yaşadıkları duruma isyan ediyor. Köy sakini Çetin Şengül, “Yıl olmuş 2025. Hâlâ eşek sırtıyla yan komşulardan bidonlarla su getiriyoruz. Bu çağda bu kabul edilebilir mi?” sözleriyle yetkililere seslendi. 60 yaşındaki Cemile Çimen ise, “60 yaşıma geldim, hâlâ çeşme yüzü görmedim. Elbiseleri leğende, azıcık suyla yıkıyoruz. Bu nasıl bir yaşam?” diyerek yaşadıkları perişanlığı anlattı.
Suyun kaynağı belirsiz, sağlık sorunları artıyor
Köyde bulunan su deposunun kaynağı belirsiz. Suyun hijyenik olmaması ise başta çocuklar olmak üzere birçok köylünün sağlığını tehdit ediyor. Dinçer Gürel adlı köylü, “Bu su ambarının kaynağını bilmiyoruz. Suyu kim, nereden getirmiş; o kişiler artık hayatta bile değil. Bu suyu içmek zorunda kalıyoruz. Yetkililer artık sesimizi duysun” dedi.
Hayvanlar da susuzlukla mücadele ediyor
Su sıkıntısı yalnızca insanlar için değil, hayvanlar için de ciddi bir sorun haline gelmiş. Mehmet Hanifi Aktaş, hayvanlarının susuzluk nedeniyle sarılığa yakalandığını belirterek, “Göl ve derelerden hortumla su çekiyoruz. Hayvanlar susuzluktan telef oluyor. Sıcaklık 40 dereceyi geçiyor, gölge bile yok. Geçimimiz gidiyor” diye konuştu.
Köylüler çözüm bekliyor
Asma köyü sakinleri, yıllardır verdikleri dilekçelerin sonuçsuz kaldığını söylüyor. Köyde yaşayanlar artık acil ve kalıcı bir çözüm istiyor. Altyapı yatırımı, yeni su kaynaklarının keşfi ve hijyenik içme suyu talepleriyle devlet büyüklerine çağrıda bulunan köylüler, “Artık sabrımız tükendi” diyor.



