

Bir zamanlar sokakları ve bahçeleri neşeyle dolduran oyunlardan biri, artık yalnızca hafızalarda yaşıyor: Dondi Domine. Çocukların ve gençlerin gün boyu oynadığı bu geleneksel oyun, yassı taşlarla yapılan kulelerin heyecanı ve sünger toplarla yapılan atışlarla geçen saatlerin anısını taşıyor.
Eskiden her oyuncu, beş atış hakkıyla kulenin devrilmesini umut ederdi. Bir atışla başarı sağlandığında yaşanan sevinç, kazananı neşeyle sararken, başaramayan oyuncuya sıranın geçmesiyle yaşanan sabır ve bekleyiş de oyunun bir parçasıydı. Sıra ve öncelik için yapılan anlaşmalar, arkadaşlıkları pekiştirir, oyun sadece bir eğlence değil, bir sosyal ritüel hâline gelirdi.
Bugün sokaklarda pek görülmese de Dondi Domine, geçmişin sıcak anılarını hâlâ canlı tutuyor. Kim bilir, belki bir gün eski oyuncuların torunlarıyla yeniden buluşacak ve taş kuleler, eski neşesiyle yükselmeye devam edecek.
Bir zamanların sesleri hâlâ kulaklarda çınlıyor: çocuk kahkahaları, topun kuleye çarpma sesi ve “sıradaki sensin” diyen arkadaşların heyecanı… Dondi Domine, kaybolmuş gibi görünse de, hafızalarda yaşayan bir miras olarak kalacak.
