Aziziye’den Manşetlere: Hasan Pulur’un Yarım Asırlık Gazeteciliği

Aziziye’den Manşetlere: Hasan Pulur’un Yarım Asırlık Gazeteciliği
Ata Üni
Yayınlama: 03.04.2026
20
A+
A-

Gazeteciliğin Usta Kalemi: Hasan Pulur’un Ardından

Türk basınının duayen isimlerinden Hasan Pulur, yarım asrı aşan gazetecilik kariyeri boyunca sade dili, güçlü gözlem yeteneği ve toplumsal olaylara getirdiği dengeli yorumlarla geniş bir okur kitlesine ulaştı. 27 Mart 1932’de Erzurum’un Aziziye ilçesine bağlı Pulur köyünde dünyaya gelen Pulur, hayatı boyunca yalnızca gazetecilikle anılan nadir isimlerden biri oldu.

Babası subay olan Pulur, çocukluk yıllarını farklı şehirlerde geçirerek eğitimini çeşitli okullarda sürdürdü. Ortaokul yıllarında yaşadığı bir başarısızlık nedeniyle eğitim hayatına ara vermek zorunda kaldı. Üç yıl boyunca farklı işlerde çıraklık yaptıktan sonra yeniden öğrenime dönme kararı aldı. Dışarıdan girdiği sınavları başarıyla tamamlayarak eğitimine devam etti ve Kabataş Lisesi’nde yatılı olarak öğrenim gördü. Bu süreç, onun azmi ve kararlılığının erken bir göstergesi olarak dikkat çekti.

Hasan Pulur’un gazetecilik kariyeri 1954 yılında Son Saat gazetesinde başladı. Kısa sürede meslekte kendini kabul ettiren Pulur; Yeni İstanbul, Vatan, Havadis ve Akşam gibi dönemin önemli gazetelerinde görev aldı. 1 Mart 1958’de Milliyet Gazetesi bünyesine katılması ise kariyerinde dönüm noktası oldu.

Milliyet’te uzun yıllar görev yapan Pulur, 1979 yılında Hürriyet Gazetesi’ne geçerek yayın koordinatörlüğü görevini üstlendi. Daha sonra *Güneş* gazetesinde de çalışan Pulur, 1988 yılında yeniden Milliyet’e dönerek yazı hayatını burada sürdürdü.

Pulur’un gazetecilikteki en büyük mirası, kuşkusuz “Olaylar ve İnsanlar” başlıklı köşesi oldu. İlk olarak 1961 yılında Milliyet’te başlayan bu köşe, yıllar içinde Hürriyet ve Güneş gazetelerinde de yayımlandıktan sonra tekrar Milliyet’te devam etti.

Bu köşe yazılarında Pulur, günlük olayları yalın bir dille ele alarak toplumsal hafızaya notlar düştü. Onun yazılarında sertlikten uzak, fakat etkili bir eleştiri dili hâkimdi. Okurlarına yalnızca bilgi sunmakla kalmayan Pulur, olayların arka planını analiz ederek dersler çıkarılmasını sağladı. Bu yönüyle, yazıları gazetecilik öğrencileri için adeta birer ders niteliği taşıdı.

Hasan Pulur’un yazıları, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Gazeteciler Sendikası tarafından düzenlenen yarışmalarda ödüller kazandı. Ancak onun için en büyük ödül, okurlarının güveni ve sadakati oldu. Pulur, gazeteciliği hiçbir zaman ikinci bir işle desteklemedi; tüm hayatını bu mesleğe adadı. Basın dünyasında dürüstlük, tarafsızlık ve sade anlatımın temsilcilerinden biri olarak kabul edildi.

Uzun yıllar hayatını paylaştığı eşi Meral Pulur’u 2007 yılında kaybeden gazeteci, bu kaybın ardından da yazılarına devam etti. Korkut ve Bülent adında iki oğlu bulunan Pulur, oğlu Korkut Pulur’un 2010 yılında vefatıyla bir başka büyük acı yaşadı. Hasan Pulur, 29 Kasım 2015’te İstanbul’da 83 yaşında hayatını kaybetti. Cenazesi, Aşiyan Mezarlığı’nda, eşi ve oğlunun yanına defnedildi. Geride bıraktığı yazılar, yalnızca bir dönemin tanıklığı değil; aynı zamanda gazeteciliğin nasıl yapılması gerektiğine dair kalıcı bir rehber niteliği taşıyor. Olaylar ve İnsanlar başlığı altında yayımlanan kitapları, onun meslek hayatındaki birikimini gelecek nesillere aktarmaya devam ediyor.

Hasan Pulur, Türk basınında sade diliyle derin anlamlar kurabilen, okurla güçlü bir bağ kuran ve meslek ilkelerinden ödün vermeyen bir gazeteci olarak hafızalarda yaşamayı sürdürüyor.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.