

Türk futbolunun köklü hikâyelerinden biri olan Erzurumspor, yalnızca bir futbol kulübü değil; Doğu Anadolu’nun futbol tutkusunu, inişli çıkışlı mücadele ruhunu ve yeniden doğuş hikâyesini temsil eden güçlü bir simge olarak hafızalarda yer edinmiştir. 1960’ların sonunda temelleri atılan bu kulüp, zaman içinde kapanma noktasına gelmiş, ardından yeniden doğarak Türk futbolunda yeniden söz sahibi olmayı başarmıştır.
Erzurumspor’un hikâyesi 28 Aralık 1967’de, aralarında Hilmi Nalbantoğlu gibi isimlerin yer aldığı bir grup spor insanının girişimiyle başladı. Erzurum’da profesyonel bir futbol kulübü kurma fikri kısa sürede büyüdü ve 29 Ocak 1968’de kulüp resmiyet kazandı.
Kurucu kadroda yer alan spor insanlarının amacı, şehirdeki amatör kulüpleri bir çatı altında toplayarak güçlü bir yapı oluşturmaktı. Bu süreçte Aziziye Gençlik Spor’un desteğiyle kulüp “Erzurumspor” adını aldı ve kısa süre içinde organize bir futbol yapısına dönüştü.
1969–70 sezonunda Türkiye liglerine kabul edilerek profesyonel futbol arenasına adım atan Erzurum temsilcisi, ilk yıllarında orta sıralarda yer alsa da kısa sürede dikkat çekmeyi başardı.
Kulübün tarihindeki en parlak dönemlerden biri 1972–73 sezonunda yaşandı. Turgut Kafkas yönetimindeki Erzurumspor, 3. Lig Yeşil Grup’ta fırtına gibi esti. 24 maçta 17 galibiyet ve 7 beraberlik alarak namağlup şampiyon oldu ve 2. Lig’e yükseldi.
Bu başarı, yalnızca Erzurum’da değil, tüm Türkiye’de büyük yankı uyandırdı. Hatta aynı dönemde Avrupa futbolunun güçlü ekiplerinden SL Benfica ile birlikte namağlup şampiyonluk yaşayan nadir takımlar arasında gösterildi.
1970’lerin sonundan itibaren Erzurumspor, Türk futbol liglerinde inişli çıkışlı bir grafik sergiledi. Bir üst lige çıkıp ardından yeniden düşmeler, kulübün istikrar yakalamasını zorlaştırdı. Ancak Erzurum halkının desteği hiçbir zaman azalmadı.
1997–98 sezonu ise yeniden doğuşun işareti oldu. Uzun bir mücadelenin ardından 1. Lig’e yükselen Erzurumspor, üç sezon boyunca üst ligde mücadele etti. Ancak 2000–2001 sezonunda yeniden düşüş başladı ve kulüp ekonomik zorluklarla karşı karşıya kaldı.
2000’li yıllar Erzurumspor için en zorlu dönemlerden biri oldu. Artan mali sıkıntılar, sportif başarısızlıklarla birleşince kulüp 2010 yılında faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı. Bu durum, Erzurum futbol tarihinde derin bir boşluk yarattı.
Ancak bu kapanış, Erzurum futbolunun tamamen sona erdiği anlamına gelmiyordu.
Kulübün kapanmasının ardından şehirde futbol, belediye destekli yeni bir yapıyla yeniden organize edildi. Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından devralınan yapı, Büyükşehir Belediye Erzurumspor adıyla profesyonel liglerde yer almaya başladı.
Yeni yapılanma kısa sürede dikkat çekici bir başarı grafiği çizdi:
Bu yükselişin en kritik anı ise 24 Mayıs 2017’de geldi. Vodafone Park’ta oynanan finalde Erzurum temsilcisi, Gümüşhanespor karşısında aldığı 1-0’lık galibiyetle 1. Lig’e yükseldi.
Erzurum şehri o gün adeta bayram havasına büründü.
Süper Lig’de ilk sezonunu tamamlayan Erzurum temsilcisi, 2018–19 sezonunda küme düşse de kısa süre sonra yeniden yükselme başarısı gösterdi. 2019–20 sezonunda 1. Lig’i ikinci sırada tamamlayarak tekrar Süper Lig bileti aldı.
Ancak 2020–21 sezonu kulüp için oldukça zorlu geçti. Sezon boyunca birçok teknik direktör değişikliği yaşandı, kadro istikrarı sağlanamadı ve sonuç olarak Erzurumspor yeniden 1. Lig’e düştü.
2022 yılında kulübün adı Erzurumspor FK olarak değiştirildi. Ancak mali ve idari zorluklar tamamen sona ermedi. 2024 yılında FIFA tarafından kulübe transfer yasağı getirilmesi, yeni dönemin en kritik gelişmelerinden biri oldu.
Erzurumspor, tüm iniş çıkışlara rağmen Türk futbolunda özel bir yere sahip olmaya devam ediyor. Kapanışlar, yeniden doğuşlar, şampiyonluklar ve düşüşlerle dolu bu hikâye; yalnızca bir kulübün değil, bir şehrin futbola olan bağlılığının da en güçlü göstergesi. 2025…26 sezonunda lig lideri olan kulüp an itibariyle süper lige çıkma yolunda büyük avantaj yakalamış durumda.
Erzurum’da futbol, her zaman yeniden başlar…







