

Türk pop müziğinin son yarım yüzyıllık serüveninde, sahnenin önünde olduğu kadar arkasında da belirleyici rol oynayan isimler bulunuyor. Bu isimlerin başında ise söz yazarı, besteci ve prodüktör kimliğiyle öne çıkan Şehrazat Kemali Söylemezoğlu geliyor. Yüzlerce esere imza atan sanatçı, özellikle 1990’lı yıllarda Türk pop müziğinin yönünü belirleyen figürlerden biri olarak kabul ediliyor.
3 Eylül 1952’de Ankara’da dünyaya gelen Şehrazat aslen Erzurumludur. Sanat ve diplomasiyle iç içe geçmiş köklü bir aileye mensup. Babası iş insanı Sihamettin Kemali Söylemezoğlu, annesi ise Türkiye’de caz müziğinin öncülerinden sayılan Sevinç Tevs.
Çocukluk yıllarını İzmir’de geçiren sanatçı, daha sonra eğitim için Lübnan’ın başkenti Beyrut’a gönderildi. Burada International School of Choueifat’ta öğrenim gördü ve Uluslararası Bakalorya diploması aldı. Bu süreçte İngilizce ve Fransızcayı ileri seviyede öğrenen Şehrazat, uzun yıllar Beyrut’ta yaşamasının etkisiyle Arapçaya da hâkim oldu.
Müzik kariyerine genç yaşta şarkıcı olarak başlayan Şehrazat, 1960’ların sonlarında çıkardığı plaklarla adını duyurdu. 1970’li ve 80’li yıllarda İstanbul’un seçkin mekânlarında sahne alan sanatçı, geniş repertuvarı ve güçlü sesiyle dikkat çekti. Ancak 1987 yılında aldığı radikal bir kararla sahne hayatını noktaladı ve müziğin mutfağına yöneldi.
Bu dönemde besteciliğe ağırlık veren Şehrazat’ın yeteneğini fark eden önemli isimlerden biri, dünyaca ünlü prodüktör Arif Mardin oldu. Mardin’in desteği, sanatçının profesyonel bestecilik kariyerinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Şehrazat’ın müzik dünyasındaki asıl etkisi, 1990’lı yıllarda ortaya çıktı. Ajda Pekkan tarafından seslendirilen “Yaz Yaz Yaz” ile geniş kitlelere ulaşan sanatçı, kısa sürede pop müziğin en çok aranan söz yazarı ve bestecilerinden biri haline geldi.
Ardından gelen dönemde Tarkan’ın kariyerinde önemli yer tutan “Şımarık”, “Kuzu Kuzu” ve “Dudu” gibi hitlerde imzası bulunan Şehrazat, Türk pop müziğinin uluslararası açılımına da katkı sağladı.
Sanatçı; Sezen Aksu, Gülben Ergen, Aşkın Nur Yengi ve Nilüfer gibi pek çok önemli isimle çalışarak geniş bir repertuvar oluşturdu. Yazdığı şarkılar sadece pop müzikle sınırlı kalmayıp, arabesk ve farklı türlerde de yorumlandı. Sanatçının kariyerindeki önemli kilometre taşlarından biri, 2004 yılında gerçekleştirilen “Şehrazat Şarkıları” konseri oldu. Bu özel gecede Türk müziğinin önde gelen isimleri, Şehrazat’ın eserlerini seslendirerek sanatçının müzik dünyasındaki yerini bir kez daha gözler önüne serdi. Şehrazat, güçlü vokaline rağmen uzun yıllardır sahne önünde yer almamayı tercih ediyor. Bunun yerine prodüktörlük, söz yazarlığı ve bestecilik alanında üretmeye devam ediyor. Müzik dünyasında “Şehro” lakabıyla da bilinen sanatçı, özellikle duygusal derinliği yüksek sözleri ve melodik yapılarıyla dikkat çekiyor.
Bugün geriye dönüp bakıldığında, Şehrazat’ın Türk pop müziğine katkısının yalnızca hit şarkılarla sınırlı olmadığı görülüyor. Onun eserleri, 1990’lı yıllardan itibaren müziğin dilini, anlatım biçimini ve estetik anlayışını şekillendiren unsurlar arasında yer aldı.
Müzik eleştirmenlerine göre Şehrazat, Türkiye’de “arka plandaki en güçlü yaratıcı akıllardan biri” olarak tanımlanıyor. Üretkenliği, çok yönlülüğü ve farklı sanatçılara uyum sağlayabilen yazım dili sayesinde, Türk müzik tarihindeki yerini sağlamlaştırmış durumda.
Bugün hâlâ pek çok sanatçının repertuvarında yer bulan eserleriyle Şehrazat Kemali Söylem ezoğlu, Türk pop müziğinin görünmeyen ama en etkili mimarlarından biri olmaya devam ediyor.
