Türk Ulus Bilincinin Oluşması

Türk Ulus Bilincinin Oluşması
Ata Üni
Yayınlama: 21.05.2026
13
A+
A-

Suriye’de yıllarca süren savaş, yıkım, vahşet ve göç, meydana getirdi. Suriye’den milyonlarca insanın Türkiye’ye göç etmesi, zamanla halk arasında huzursuzluklara yol açtı. Özellikle sosyal medyada, Türkiye’ye gelen kaçak göçmenlerden şikâyet etmeyen neredeyse yok gibidir. Çoğu kişi, Suriyeli göçmenlerin vatanları için savaşmayarak kaçtığını düşünüyor. Bu göçlerin kuşkusuz farklı sebepleri vardır ancak bana göre en önemli sebep, ulus bilincinin ve vatan duygusunun eksikliğidir. Suriye’de Araplar, Nusayriler, Hristiyanlar, Dürziler, Türkmenler ve Kürtler gibi pek çok etnik ve dinsel grup yaşıyor. Herkes kendi etnik ve dinsel kimliği içinde varlık gösteriyor. Bunun yanı sıra mezhepsel farklılıklar, ayrışmayı daha da derinleştiriyor. Dolayısıyla herkesin kabul edebileceği evrensel ve ulusal değerleri barındıran Suriyeli kimliği oluşmamış. Gelecekte de bu bilincin oluşması uzak bir ihtimal gibi görünüyor.

Bizim kınadığımız bu parçalanmışlık, aslında yakın tarihimizde bizde de görülmüştür. Yaklaşık 100 yıl öncesine baktığımızda, savaşlar nedeniyle Türkiye’ye çok sayıda göç yaşandı. Ülkemizde de milyonlarca insan şehirler ve bölgeler arasında yer değiştirdi. Ne yazık ki ortak bir vatan duygusu o dönemde de bizde tam anlamıyla mevcut değildi. Arapçadan dilimize geçen vatan sözcüğü, kişinin doğduğu ev ve yurt anlamındadır. Halkımızın vatan algısı da doğduğu ev ve yerle sınırlıydı. Nitekim Kurtuluş Savaşı’ndaki direnişler bölgesel kalmış, ülke genelinde bir bütünlük oluşmamıştı. Ta ki Mustafa Kemal Atatürk’ün sarışın alfa bir kurt gibi ortaya çıkışına kadar. Mustafa Kemal, bölgesel direniş hareketlerini birleştirerek ortak bir vatan duygusunun oluşmasını sağladı. Yeni kurulan Türk ordusu, vatanın her bölgesini kurtarmak için harekete geçti. Mustafa Kemal, vatan kavramının anlamını uygulamaya dökerek tüm ülkeyi kapsayacak şekilde genişletti. Bu süreçte her türlü ayaklanmaya ve suikasta göğüs gerdi. İsmet İnönü gibi birçok askerin, Halide Edip gibi aydınların mandacılığı savunmak zorunda kaldığı bir dönemde, Mustafa Kemal tam bağımsızlık yolunda kararlılıkla ilerledi. Halkımızın, askerlerimizin ve aydınlarımızın o dönemde vatan duygusundan ve tam bağımsızlıktan yoksun olması, kötü niyetlerinden değil, o günün şartlarından kaynaklanıyordu. Bunun temel sebepleri arasında yıllardır süregelen sorgulanmayan yaşam biçimleri, savaşlar, farklı etnik, dinsel kimliklerin bağımsızlık istekleri ve taşkınlıkları ile Türklerin kendi aralarında siyasal ve dinsel olarak bölünmeleri sayılabilir.
Mustafa Kemal, bu karamsarlığı üzerimizden atarak vatan ve bağımsızlık duygusunu yeniden inşa etti. Türk ulus bilincini oluşturarak halkı bir araya getirdi. Türk ulusal bilincinin güçlenmesi için milliyetçilik ve laiklik gibi temel ilkeleri büyük bir özenle hayata geçirdi. Türk ulus bilincinin değerini anlayabilmek için sorgulanmayan düşüncelere saplanmadan tarihe nesnel bakabilmek gerekir.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.