

Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü, son yıllarda ciddi bir çevresel tehditle karşı karşıya. Göl kıyısında yaşanan metrelerce su çekilmesi, sadece doğal yaşamı değil, insan sağlığını da tehlikeye sokuyor. Uzmanlar, bu dramatik değişimin temel nedenleri arasında iklim değişikliği, art arda yaşanan kurak yıllar ve artan sulama faaliyetlerini gösteriyor.
İnci Kefali Tehlikede
Van Gölü’ne özgü olan ve sadece bu bölgede yaşayan inci kefali balığı, göldeki su kaybından en çok etkilenen canlı türlerinin başında geliyor. Nesli korunmaya çalışılan bu tür, su seviyesindeki düşüş nedeniyle yaşam alanını kaybetme riskiyle karşı karşıya.
Toz Fırtınaları ve Solunum Hastalıkları Artabilir
Göl tabanında ortaya çıkan tozlu ve çıplak alanlar, rüzgârla birlikte havaya karışarak solunum yolu hastalıklarına yol açabilecek ciddi bir sağlık riskine dönüşüyor. Özellikle yaz aylarında artan rüzgârlarla bu alanlardan yayılan tozlar, çevre halkı için tehdit oluşturuyor.
Kirlilik Yüzeye Çıkıyor
Su seviyesinin düşmesiyle birlikte, daha önce göl altında kalan evsel ve endüstriyel atıklar da yüzeye çıkmaya başladı. Bu durum, çevresel kirlenmeyi artırırken, göl çevresindeki doğal dengenin daha da bozulmasına neden oluyor.
Uzmanlardan Ağaçlandırma ve Uluslararası İş Birliği Çağrısı
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Halk Sağlığı Uzmanı ve SARAKAY Derneği Bitlis İl Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Cihan Önen, Van Gölü’nde yaşanan su kaybının sadece ekolojik dengeyi değil, bölgedeki tüm canlı yaşamını tehdit ettiğini vurguladı.
Önen, çözüm için geniş kapsamlı ağaçlandırma çalışmalarının önemine dikkat çekerek, “Bu tür faaliyetler, bölgenin nem oranını dengeleyebilir ve iklim değişikliğiyle mücadelede etkili olabilir” dedi. Ayrıca uluslararası kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarıyla yapılacak iş birliklerinin, sürdürülebilir çözümler için kritik önemde olduğunu ifade etti.
Ortak Mücadele Şart
Uzmanlar, yerel yönetimlerden halka kadar herkesin bu sürece dâhil olması gerektiğini belirtiyor. Aksi takdirde Van Gölü, sadece bir doğal güzellik değil; yaşam kaynağı olan bir ekosistem olarak da geri döndürülemez zararlarla karşı karşıya kalabilir.




