

Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ETSO) son beş dönemde yapılan başkanlık seçimleri ve sonrasında şehre ekonomik anlamda ne kattığı sorgulanmalıdır. Açıkçası ben bu katkıya şahit olamadım. Aksine Erzurum, sürekli göç veren bir şehir olarak anılmaya devam etti. Oysa bu şehrin nüfusunun artması, yatırımın çoğalması ve istihdamın büyümesi gerekirdi. Ne yazık ki yatırım yapmak isteyenlerin ve istihdam sağlamak isteyenlerin önünün açılması gerekirken, çoğu zaman bu girişimlerin geri çevrildiğine dair ciddi iddialar gündeme gelmiştir.
“Bunun ETSO ile ne ilgisi var?” denilebilir. Ancak çok ilgisi vardır. Çünkü bir şehrin ticari dinamiklerini yöneten, yatırımcıyı çeken, düzeni sağlayan en önemli lokomotif kurumlardan biri ticaret ve sanayi odasıdır. Yapılan projelere bakıldığında, zamanında hayata geçirilmiş, somut ve elle tutulur etkisi olan projeler görmekte zorlanıyorum.
Geçmişte görev yapan başkanlar kendi dönemlerini anlatırken projeleri sıralamış olabilir. Ancak bugün gelinen noktada mevcut yönetimin ortaya koyduğu somut bir başarıdan söz etmek güçtür. Hatta daha da ileri gidilerek, Erzurum’a yatırım yapmak isteyen bazı iş insanlarının çeşitli gerekçelerle geri çevrildiği, “şu an yüzlerce yatırımcı sırada” gibi ifadelerle vazgeçirildiği iddiaları kamuoyunda konuşulmaktadır. Eğer bu doğruysa, bu durum şehrin geleceği adına ciddi bir sorundur.
Bir kurumun yönetimi; sadece toplantılara katılmak, fotoğraf karelerinde yer almak ya da unvan taşımakla ölçülmez. Asıl olan, şehre değer katmak, yatırım çekmek, istihdam oluşturmak ve tersine göçü sağlayacak adımlar atmaktır. 2026 Kasım ayında yapılacak seçimler yaklaşırken, mevcut yönetimin bu muhasebeyi ne kadar yaptığı da ayrı bir tartışma konusudur. Eğer ortaya konulan güçlü ve somut projeler yoksa, yeniden güven oyu istemek kamuoyunda farklı şekillerde değerlendirilebilir.
Bu noktada dikkat çeken bir isim vardır. İstanbul’da üretim alanında önemli başarılar elde etmiş, ardından memleket sevdasıyla yatırımlarını Erzurum’a taşıyan, burada kısa sürede ciddi istihdam sağlayan ve üretim kapasitesiyle dikkat çeken iş insanı ve makine mühendisi Mehmet Can.
Kendisinin Erzurum’a gelişiyle birlikte sağladığı istihdam, üretim hacmi ve ortaya koyduğu irade ortadadır. Üstelik tüm zorluklara rağmen bu yatırımı gerçekleştirmiştir. Bu nedenle Mehmet Can’ın Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası başkanlığı için aday olmaya davet edilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Çünkü üretimin içinden gelen, yatırımın zorluklarını bilen ve sahada mücadele eden bir ismin; yatırımcıya güven vereceği, Erzurum’a yeni sermaye çekebileceği ve istihdamı artırabileceği açıktır. Zaten kendisi şu an dahi resmi bir görevde olmamasına rağmen Erzurum’a yatırım yapılması için girişimlerde bulunmakta, iş insanlarını ikna etmeye çalışmaktadır.
Eğer böyle bir isim ticaret ve sanayi odasının başında olursa, Erzurum’un ekonomik potansiyelinin daha etkin şekilde değerlendirileceği kanaatindeyim.
Sonuç olarak; derdi Erzurum olan, bu şehir için çalışan, üretim yapan ve risk alan insanların bu tür görevlerde bulunması gerekmektedir. Aksi halde, sadece unvanla yürütülen görevlerin şehre katkı sağlaması mümkün değildir. Erzurum’un geleceği için karar yine üyelerin ve kamuoyunun olacaktır.