Erzincan’da sonbaharın gelişiyle birlikte vatandaşlar, doğada kendiliğinden yetişen ve yüksek C vitamini içeriğiyle bilinen kuşburnu meyvesini toplamak için dağlara akın etti. Türkiye’de yetişen 27 kuşburnu türünden 15’ine ev sahipliği yapan Erzincan, bu yıl verimli bir sezon geçiriyor.
Yüzde yüz organik olarak doğada yetişen kuşburnu, özellikle soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklara karşı doğal koruma sağlamasıyla öne çıkıyor. Vatandaşlar, 2 bin metreyi aşan rakımlarda dikenli dallardan tek tek topladıkları kuşburnuları, geleneksel yöntemlerle marmelata dönüştürüyor.
Toplanan meyveler önce temizlenip suyla kaynatılıyor. Ardından kevgirden geçirilerek çekirdeklerinden ayrılıyor ve az miktarda şeker katılarak yeniden pişirildikten sonra kavanozlara dolduruluyor. Kuşburnu marmelatı, Erzincan’da kış aylarında hem kahvaltı sofralarında hem de çay ya da meyve suyu olarak tüketiliyor.
Kuşburnu toplamanın oldukça zahmetli bir iş olduğunu belirten köy sakinlerinden Nuray Aksu, “Topladığım kuşburnuları marmelata çevirip çocuklarıma göndereceğim, gerekirse satarım da. Bu yıl dağlarda çok kuşburnu var ve oldukça iri. Her şeye iyi geliyor,” dedi. Kuşburnu toplamanın ustalık istediğini belirten Aksu, “Gelberi dediğimiz çubukla dalları kendimize çekip öyle topluyoruz. Yoksa dikenler vücudu yaralıyor,” ifadelerini kullandı.
Doğada gübre ya da ilaç kullanılmadan yetişen kuşburnu, sadece yüksek C vitamini içeriğiyle değil, aynı zamandaantioksidan özelliğiyle de kansere karşı koruyucu, romatizmal rahatsızlıkları hafifletici, kansızlığa karşı destekleyici etkileriyle dikkat çekiyor. Ayrıca, cildin elastikiyetini artırarak yaşlanmayı geciktirdiği de biliniyor.
Zamanında dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in “Güzelliğimi kuşburnuna borçluyum” sözleriyle gündeme gelen bu doğal meyve, Erzincan’da hem şifa hem de geçim kaynağı olmaya devam ediyor.



