Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu


Başlangıcı bir tohumdu toprağa düşen. Sonu, gün gelecek yeşerip filizlendiği toprak olacaktı.
Bilemezdi..
Başlangıcı bahar.. vedası sonbahar.
Çok rüzgarlar, yağmurlar, güneşler gördü.. Hiçbiri sonbahar kadar sarartmadı; acıtmadı.
Hayalleri vardı, umutlarının yanında. Sırları vardı, çeyiz sandığından çıkarmadığı.
Mevsimler arasında seyahat eden bir yaprak..
Toprağa düştüğü gün, gök kararmış, bulutlar toplanmış, güneş saklanmış.. yağmur yeryüzüne koşmuştu.
Elbette mevsimler de bir değişim içindeydi.
Her şey çekirdekten yetişir.. Filizlenir, dal budak salar. Yeşerecek, dikkat çekecek, dünyaya bir renk katacaktı. Katmasına katacaktı da sonunu düşünmeden çıkmıştı bu yola.
Bağrına düştüğü toprak, onu koruyup kollayacaktı. Bir dediğini iki etmeyecekti. Hayata tutunması için elinden gelenin en iyisini yapacaktı.
Topraktan gördüğü vefayı insandan görmese de yine de yeryüzüne çıkmak için can atacaktı.
Zamanın çarkları lehine işler.. aleyhine işleyeceği günler de gelecektir elbet.
Civciv 21 günde hayata merhaba der.. insan yavrusu 9 ay 10 gün.
Onun için zamanın bir hükmü yoktur. Su gibi akar.. sel olur önündeki tüm engelleri yıkar geçer. Hesap yapmasına gerek yoktur. Göz açıp kapayıncaya kadar kendini yeryüzünün diriltici iksirinde bulur.
Ama şimdilik..
Başlangıcı yeşillik, sonu sarılık..
Bir ağacın kollarında hayata merhaba diyen bir yaprak.. Rüzgâr geçerken tüm yapraklarla ahenkli bir ses çıkar. Yer yer musiki olur, insanın ruhunu okşarlar.
Fırtınaya tutuldukları gün, bağlandıkları daldan kopmamanın mücadelesini verirler. Kimseler bilmez, ne acılar çektiklerini, ne düşündüklerini, hayatta kalmak için ödedikleri bedeli.
Aslında çaresizdirler, insanlar gibi. İnsanlar nefesten; onlar ince damardan bağlıdır hayata.
İnsan, bir nefeslik can..
Yaprak, bir nefeslik rüzgâr.
Gölgelerinde dinlenen nice insanoğlunun hayat hikâyelerine kulak verirler. Kâh üzülürler, kâh sevinirler. Bir teselli vermek isterler ama nafile.. sadece bir serinlik.
Dört mevsim görmeden savrulup giderler bu hayattan. Mutlu oldukları mevsim ilkbahar, hüzün dolu mevsim sonbahar..
Yine bir sonbahar.. sararan hayatların yanında dallarından kopan yapraklar. Her yerde kışa hazırlık.. göç var.
Güç geçmiş rüzgârın eline. Savurdukça sarı yaprakları, ediyor yerinden yurdundan.
Onların da kalmamış dallarına tutulacak mecalleri. Birkaç aylık dünya günü görmek.. yormak için yetmiş.
Bu aslında yeni bir yolculuğun habercisi. Neşet ettiği toprağa dönüşün hikâyesi.. güç, kuvvet bulduğu toprağa.
Hayat aldığı toprağın kollarına yeniden düşerken; gözünde her şey sararıyor. Gittiği gün de geldiği gün gibi..
Gökyüzü ağlıyor..